Orhan Baba’nın Teknoloji Aşkı

Yazar: Erdem Gürsoy - 18 Ocak 2010 - Kategori: Haberler

Türkiye’nin Orhan Baba’sı Orhan Gencabay son günlerde Vodafone’un “Türkiye’nin gönlünü kapsıyor” sloganlı reklamlarıyla her yerde… Kimileri eleştirse de çoğunluk Orhan Gencebay’ı sık sık televizyonda görmekten memnun. Ancak Gencebay’ın bir iletişim teknolojisi ürünün reklamında oynaması tesadüf değil. Çünkü Orhan Baba, “benim” diyen gençleri cebinden çıkaracak kadar usta bir teknoloji tutkunu. Onun teknoloji hızına ise hayat arkadaşı Sevim Emre yetişiyor. Orhan Gencebay: “Teknoloji merakım, sinemada kameralarla başladı.

Videolar çıktığında ilk alan bendim. Uzay Yolu’nda Kaptan Kirk’ten çok etkilenmiştim. i-Phone’umu yanıma almadan yürüyüşe çıkmam. İlham geldiğinde cep telefonuma kaydederim. Sevim Hanım torunla chat yapıp, facebook’a girerken ben uzayla ilgili siteleri ziyaret edip Google Earth’le dünyayı geziyorum” diyor.
Teknolojiyle aranız nasıl?

Her zaman iyidir. Bu sinemadan gelen bir merak; 8’lik kameralar, 70’lerden itibaren kullandığımız 35’lik kameralar vardı. Yönetmenlik yapmadım filmlerde oynadım, kamerayı ve açıları bilirim. Ses ve ışık sistemlerini öğrendim. 80’lerde videolar çıktı. Videoları ilk alanlardanım… Aldık 15 kiloydu, taşıdık onu (gülüyor). Kamera alınca da modellerim Sevim Hanım ve oğlumdu. O zamanlardan beri ilgilenirim… Beni ilk etkileyen teknolojik cihaz ise 1967 yılında Almanya’nın Köln şehrindeki bir stüdyoda gördüğüm 48 kanallı teyplerdi. 48 kayıt kanalı vardı ki o zaman bizde bir taneydi. 48 kanal acayip bir şeydi. Orada bir orkestrayla şarkı söylemiştim. Aradan benim sesimi orkestranın sesinden ayırıp dinlettiklerinde şok olmuştum. “Bu nasıl teknoloji” diye. O teknoloji bize 10-15 sene sonra geldi. Bizde kanallar arttı, şimdi bilgisayarlarla sınırsız kanallı kayıt cihazları var.

Teknolojinin hızını takip ediyorsunuz yani…

Hem de nasıl! Arkadan tabii ki bilgisayar, internet geldi; derken GSM’ler…

Cep telefonları ilk çıktığında ne düşündünüz?

Şaşırmıştık, eskiden Uzay Yolu vardı. Uzay Yolu’nda Kaptan Kirk cebinden bir şey çıkarır konuşurdu ya… “Vay canına vay” derdik. Çok etkilenmiştim. Onların hepsi gerçekleşti. Amatör astrofizikçiyim. Teknolojiyle de haliyle fazlasıyla ilgileniyorum. Cern’deki Big Bang deneyini ilgiyle takip ediyorum. Bu kadar yakın ilgim var…

Cep telefonunu ilk kullandığınızda hemen uyum sağladınız mı? Aramak, aranmak, mesajlaşmak… Hangisini daha çok kullandınız?

Tabii… Aranıyordum, arıyordum, mesaj da atıyordum. Ama oyun oynamıyordum (gülüyor).

Mesajı çok kullanırım, bazen uzun ve sitemkâr yazarım

Sevim Hanım’la ilişkinizi nasıl etkiledi cep telefonu? Günde kaç kere konuşuyorsunuz?

Günde 8-10 defa olabiliyor (gülüyor). Cep telefonuyla artık her yere kolay ulaşılabiliyor. İlle ulaşılması gerekiyor mu? Hayır, ama bu alışkanlığı getirdi bize, herkes ille her yere ulaşmak istiyor. En çok da şüphesiz Sevim Hanım’la konuşuyorum.

Mesajlaşmayla aranız nasıl?

Mesajı çok kullanıyorum, hatta konuşmaktan daha fazla kullanıyorum. Her ikisini de gerektiği gibi kullanıyorum. Bazen uzun uzun mesajlar da yazıyoruz tabii sitemkâr olabiliyor bu mesajlar.

Mesajla tartıştınız mı hiç?

Hayır ama sitem edebiliriz. Bazen insan söylemeye çekindiği şeyleri yazıyor… Yine de kimseyi kıracak bir şey yazmıyoruz ama söyleyeceğimiz şeyi sanki mesajla daha güçlü imâ ediyoruz.

İlişkileri değiştirdi mi cep telefonu ve teknoloji?

Mutlaka etkiledi. Pekiştirdi belki, olumsuz da etkiledi. Çünkü insanların günlük yaşamında çok fazla yer tutuyor; evvelce bunlar yoktu. Bambaşka alışkanlıklar getirdi. İletişim bir an kesintiye uğrasa veya birini bulamayınca insan küsüyor.

Mesela bir dostunuzu arıyorsunuz, cevap vermeyince küsebiliyor insan. “Niye açmadı acaba? Açmalıydı” diyor… Halbuki bırak, adamın belki işi var.

İlham gelince cep telefonuma kaydettim

3G’ye hemen geçtiniz mi?

Geçtim… Ama şimdi 3G’de görünmek de var (gülüyor). “Neredesin etrafı göster” denilebilir. Sonra optik göz var. Her yeri gösteriyor, koy kenara zoom bile yap; olacak şey değil! Bunlar insanı olağanüstü şaşırtıyor. 3G’den de önce, toplantılarda görüntülü sunumlar yapmıştık.

Mesela bir ilham geldi… Hemen kaydediyor musunuz?

Telefonum hem sesi kaydediyor hem görüntüyü. Onu da yaptım, bazı bestelerimi not aldım, kaydettim. Yeni albümümde yer alacak olan şarkılar için bazı müzik notlarımı yanımda teyp olmadığı için cep telefonuma kaydettim. Çok yararlı bu konuda.

Cep telefonunuzun melodisi nedir?

Bir ara torunum Efe’nin rap tarzı konuştuğu bir ses kaydı vardı, onunla çalıyordu. Derken bir oryantal notum var, o çaldı. Bir ara Dil Yarası adlı şarkımdı.

Başka ne cihazlar alacaksınız?

Geçen gün hırsız girdi, plazmamızı çaldı. Led TV alacağız, yeni dijital kameralar var; hard diski 30 saat çekiyor, harika! Vodafone’un optik gözü “cin göz”den mutlaka alacağız. Teknoloji marketlere gittiğimde bir şey almasam bile neler çıkmış diye bakıyorum.

Sevim Hanım’ın facebook’ta sayfası var benim yok, uzayla ilgili sitelere giriyorum

Sevim Hanım’ın teknolojiyle arası nasıl?

Onun da arası iyi. Internet kullanıyor, küçük bir laptop’u var. Çantasında taşıyabiliyor.

Siz mi öğrettiniz interneti?

Kendisi öğrendi. Torunumuz Efe bir harika! Her şeyi ezbere biliyor. Sevim Hanım Efe’yle chatleşiyor internette.

Facebook’ta var mısınız?

Ben yokum, Sevim Hanım var.

Siz de girecek misiniz Facebook’a? Hayran sayfalarınız var…

Evet çok var. Benim yerime sayfa açıyorlar zaten… Bir zamanlar fan kulüpler vardı. 70’lerde 500 fan kulübüm vardı, yetişemiyordum. Şimdi de öyle, sayısını bilmiyorum…

En çok hangi internet sitelerini ziyaret ediyorsunuz?

Uzayla ilgili sitelere giriyorum. Uzayla ilgili şeyler çok ilgimi çekiyor. Mesela Google Earth’e girdiğiniz zaman dünyanın neresini isterseniz yukardan görebiliyorsunuz. Bakın Orta Asya’ya, tabanı deniz tabanı gibi görürsünüz. Çünkü eskiden denizdi. Ben bayılıyorum bunlara… Google Earth’le dünyayı gezebiliyorum. Gazetelere de hem internetten hem gazeteden bakıyorum.

Reklamı eleştirenler de oldu “Reklamla da olsa Orhan Baba’yı dinliyor, görüyoruz iyi oldu” diyenler de… Siz ne diyorsunuz eleştirilere?

“Sanki internetten şarkı indirimine teşvik ediyorsunuz” diye de tenkit geldi. Reklamda “İnternet öyle harika bir şey ki, bir bakıyorsunuz Hatasız Kul Olmaz’ı milyonlarca kişi indirmiş, insanı mutlu ediyor” diyorum. Bunun için tenkit edildim. “Keşke hepsi yasal olsaydı” diye ekleyebilirdik. Bunu anlatmak istedik. “Yasal indirenler de var ama keşke korsan da olmasa” deseydim o tenkiti almayacaktık.

Orhan Baba’dan teknoloji çağı çocuklarına hayat dersleri

Ahkam kesmeyelim, olasılık kavramını eksik etmeyelim

- Teknoloji aşkı olumsuz etkileyemez. Aşk olduğu gibi duruyor. Yeni şarkı sözlerimde de anlatıyorum:

“Korkuyorlar aşklar, aşklar korku içinde, sevmekten korkuyorlar, aşklar bile ağlıyor kendi yalnızlığına, cesaretin varsa; bencilliğini yen!”

- Hiçbir zaman “Şu şöyledir, bu böyledir” diye ahkam kesmeyelim.

Olasılık kavramını hiçbir zaman eksik etmeyelim.

- Bir söz vardır: “Doğru hayat yoktur, hayatın renkleri vardır.” Neye göre doğrudur hayat? Bir memura göre mi? Bir işçiye göre mi? Bir iş adamı ya da bir askere göre mi?

Hayatın aynı tornadan çıkmış bir örneği yoktur; hayatlar vardır.

- Aşk her zaman bir abide gibi durur, aşka bir şey olmaz, aşka ne olacak! Aşklar birbirine yakınlaştırır. Anne-baba, çocuğuna sevgisini verdiği sürece aşk hiçbir zaman yok olamayacaktır.

- Bilgiden kaçmak olmaz ama bilgi “Yaradan”ın bilgisi. Biz ne biliyoruz ki! Daha neler neler öğreneceğiz…

- İki insan bir araya geliyorsa, insan var olur. Bu kadar insan var olduğuna göre demek ki insanlar bir araya geliyor… Demek ki aşk yok olmuyor.

- Doğru bir hayat; mutlu olamaya çalışmaktır. O da koşulsuz sevgiden gelir. Aile hayatı, koşulsuz sevgi için tarih boyunca en çok denenen şekildir. Çocuk aile içinde koşulsuz sevgi ve saygıyı öğrenecek, o zaman aşk devam edecek.

Şarkılar yasal yoldan indirilsin, mağdur olmayalım

Meslek birlikleri olarak sanat ve sanatçıyı korumak için dijital platform kurduk. Dijital platform internetten bütün GSM’lere cevap verebilen bir datadır. Şu anda 120 bin eser bu datada kayıtlı. Bu datadan şarkılar yasal olarak indirilebilir. Ama yapılmıyor. Bu yüzden teknoloji bizi mağdur da ediyor. Şarkıları yasal yoldan indirilenler 18-20 bin milyon, olması gereken ise 2,5-3 milyar. Bu datadan indirilsin şarkılar. Sanatçı, eserlerin telif haklarını korunsun, ticari kayıplar engellensin. Birçok kuruluş faydalanıyor; Vodefone da bunlardan biri. Sitesini her gün binlerce kişi tıklıyor, şarkılarımı oradan indirip dinleyebiliyorlar.

i-Phone’la yürüyüşe çıkarım

Aslanlar gibi Jimi Hendrix dinliyorum

i-Phone’unuz var mı?

Yürürken onu dinleyerek yürüyorum. Mp3 aslında bana göre değil. Çünkü ses kalitesinden güzel bir setin soundunu almak mümkün değil ama yürürken iyi oluyor. Tabii bunlar i-Phone’uma yasal yollarla giriyor.

En çok ne dinliyorsunuz? Neler var i-Phone’unuzda?

Biz müziğe farklı bakıyoruz. Normal müzik dinleyicisinin listesi daha farklı. Benim vereceğim listeyi gören “Allah Allah” diyebilir… Ama bir kaçını söyleyecek olursam:

- Hacı Taşan (Halk Müziği)

- Muharrem Ertaş (Halk Müziği)

- Barış Manço (En çok Dağlar Dağlar’ı seviyor)

- Jimi Hendrix

- Led Zeppelin

- Elvis Presley

- Beatles

- Tony Osborne

- Beethoven, Mozart ve diğer klasiklerin eserleri

- Amerikan Country’leri

- İspanyol Flamenko’lar

- Rock da dinliyorsunuz…

Eskiden beri bilenler, bana “rockçı” der. Rock müziği özgürlüktür. Elvis, Beatles’la başladı… O zamanki Jimi Hendrix’i canavar gibi, aslanlar gibi dinlerdim. Hâlâ dinlerim. Rock’ın babası diye anılan Erkin Koray benden etkilendiğini söyledi, biz de ondan etkilendik. Rock soundları da ilk ben kullandım. Cem Karaca, Barış Manço, Moğollar bizdeki en iyi temsilcileri oldu. Onlarla hep iç içeydim. Bana söylediler, haberi geldi Led Zeppelin de benimle çok ilgilenmiş 70’lerden itibaren… Ben de onları dinlerim.

Yeni albümümde Ergenekon adlı bir şarkı var

Mart’ta çıkacak olan yeni albümümün adı “Berhüdar Ol.” Berhüdar ol, “Allah’a emanet ol” yani “Mutlu ol, huzurlu ol. Allah yanında olsun” anlamlarını içeren bir deyimdir. Dedem çok kullanırdı, onun hatırası… Bir enstrümantal çalışma var, adı: Ergenekon. Bugünkü Ergenekon davasıyla hiç ilgisi yok. Ergenekon, Türk tarihinin en kuvvetli destanıdır. Yeniden varoluş destanıdır. İsminden dolayı “Reklam için kullanıyor” derlerse adını Diriliş olarak değiştireceğim. Albüm çıkmadan 15 gün önce Vodafone aboneleri bütün şarkıları internet üzerinden dinleyebilecek. Çünkü o parçaların telif hakları önceden ödendi.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Türkiye’nin “Gönlünü” Kapsıyor

Yazar: Erdem Gürsoy - 8 Ocak 2010 - Kategori: Haberler

Vodafone Orhan Gencebay ile Türkiye’nin “gönlünü” kapsıyor.

Dünyada 3G teknolojisinin öncüsü Vodafone, yeni reklam kampanyasında, müzikseverlerin gönlüne taht kurmuş efsane isim Orhan Gencebay ile bir araya geldi. Bir web sitesinin de faaliyete geçtiği kampanyada Gencebay, Vodafone’un güçlü kapsama alanının kendi sanatına, müziğe ve müzikseverlere yaptığı katkıyı anlatıyor. Ünlü sanatçının bu filmi ve kampanya ile ilgili diğer ayrıntılar www.gonuldenkapsar.com adresindeki web sitesinden de izlenebiliyor.

Mobil iletişim teknolojilerinin lideri Vodafone, yeni reklam kampanyasında; müziğe getirdiği farklı bakış açısıyla 7’den 70’e herkesin gönlünü kapsayan, müzik dünyamızın efsane ismi Orhan Gencebay ile buluştu. Başlayan yeni reklam kampanyasında Gencebay 3G deneyimini anlatıyor ve çok geniş kapsama alanı ile mobil interneti Türkiye’nin dört bir yanına sunan Vodafone sayesinde genç nesillerle yeniden gönül bağı kurduğunu vurguluyor. 81 ilde Türkiye nüfusunun % 98’ini kapsayan Vodafone, sunduğu iletişim olanakları ile gönülleri de kapsama alanına alıyor. 3G lideri, sanatçıyı ve müziğini Türk halkıyla buluşturarak aradaki gönül bağını güçlendiriyor.

İnternette özgürlük kavramını yeniden tanımlayarak geniş ve güçlü kapsama alanı ile mobil interneti Türkiye’nin hizmetine sunan Vodafone, müzik dünyamızın değerli sanatçısı Orhan Gencebay ile gönüllere hitap ediyor. Vodafone’un 3G reklam filminde yer alan Orhan Gencebay, yeni nesillerle gönül bağı kurmasını sağlayan bu teknolojinin Türk halkıyla kendisi arasında sağlam bir köprü oluşturduğunu anlatarak, bu sayede eserlerinin hep taze ve yeni kaldığını söylüyor.

Orhan Gencebay reklam filminde Vodafone’un sunduğu 3G+ teknolojisinin ve bu teknolojinin internette sağladığı özgürlüğün sanat hayatına yaptığı katkıları vurguluyor. Sanatçı, eski ve yeni eserlerine bu teknoloji sayesinde kolaylıkla ulaşabildiğini, mobil internetle şarkılarını dinlediğini, filmlerine göz attığını, röportajlarını tekrar okuyabildiğini aktarıyor.

7′den 70′e tüm Türk halkının da mobil internet sayesinde kendisine ve eserlerine kolaylıkla ulaşabildiğini hatırlatan Gencebay, Vodafone’un kapsama gücünden faydalanarak yeni nesiller arasında kendi kapsama alanını da genişlettiğini kaydediyor.

Reklam kampanyasıyla ilgili yaptığı açıklamada Orhan Gencebay, “Vodafone çok geniş bir kapsama alanına sahip. Biz gönüllere ulaşıyoruz. Vodafone da insanların birbirlerine ulaşmasını sağlayan hizmeti sunuyor. Bu yüzden Vodafone ile önce kapsama alanlarımız buluştu.” dedi.

Orhan Gencebay’ın filmde anlattıkları, çalışmanın kamera arkası görüntüleri ve Vodafone’un kapsama alanı ile ilgili bilgiler www.gonuldenkapsar.com adresindeki web sitesinden de izlenebiliyor.


“Heyecan verici işbirliği”

Yeni reklam kampanyasıyla ilgili bir açıklama yapan Vodafone Türkiye Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Öğüt, mobil iletişim teknolojilerinin lider firması Vodafone olarak 3G şebekelerinde büyük deneyim sahibi olduklarını ve bu konuda 16 ayrı ülkede edindikleri bilgi birikimini 3G hizmeti verdikleri 17. ülke olan Türkiye’ye aktararak Vodafone Türkiye’nin şebeke altyapısını da yenilediklerini hatırlattı. Gökhan Öğüt sözlerine şöyle devam etti:

“2009 – 2010 mali yılımızda 1,3 milyar TL’lik güçlü bir yatırım bütçesiyle devam ediyoruz. Bu yatırımla şebeke ağımızın ve IT altyapımızın kuvvetlenmesi sağlanmıştır. 2G şebeke ağımızı 2 yılda 2 misli genişlettik, 2G baz istasyonu sayımızı 11 bine çıkarttık ve 3G şebeke ağımızı bu yenilenmiş altyapımızın üzerine kurduk. 3G sebekesi de eklenince baz istasyonu sayımız 13 bine ulaştı. 16 ülkeden aldığımız deneyimle en ileri 3G şebekesi olan HSPA+ teknolojisini 81 ilde aynı anda başlattık. Bu çalışmalarımızdan yola çıkarak güçlü altyapımızla ilgili mesajları aktarmak üzere Türkiye’de geniş bir kapsama alanına sahip olan Orhan Gencebay ile birlikte çalışmaktan memnuniyet duyuyoruz. 3G+ ve mobil internet hizmetimiz sayesinde, Gencebay’ı tüm sevenler onun eserlerine, filmlerine, kliplerine ve yazılarına istediklerini her yerden her zaman ulaşabilecek. Geniş kapsama alanımız ve internet kullanımına getirdiğimiz özgürlük sayesinde Orhan Gencebay gibi dev bir sanatçının eserlerini Vodafone abonelerine özellikle de yeni nesillere sunmuş olacağız. Bu işbirliği bizler için çok heyecan verici. Kullanıcıların da en az bizler kadar heyecan duyacağını düşünüyoruz.”
“Vodafone, Türk halkıyla aramda sağlam bir köprü kuruyor”

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Orhan Gencebay Vodafone Reklamı

Yazar: Erdem Gürsoy - 3 Ocak 2010 - Kategori: Haberler

Vodafone, daha önce Tugay Kerimoğlu, Hakkı Devrim, Ali Sabancı gibi ünlü isimlerin rol aldığı reklam filmlerine bir yenisini ekledi. Bu kez Türk müziğinin babası olarak tanınan Orhan Gencebay’ın rol aldığı reklam filmi, Vodafoneun 3G hizmetinin diğer operatörlerden farkını Gencebay’ın gözünden izleyiciye aktarıyor.

Orhan Gencebay her zamanki beyefendi tavrıyla, Vodafone’un kendisi ve hayranları için ne anlama geldiğini, nasıl farklılık yarattığını anlatırken, Gencebayın ve sanatçının hayranlarının çeşitli görüntüleri ekrana geliyor. Orhan Gencebayın eski filmlerine ve eski şarkılarına da Vodafone sayesinde, internetten ulaşılabildiğine vurgu yapılan reklamda, fon müziğinde Gencebayın Dil Yarası şarkısı kullanılıyor.

Reklamın sonunda Gencebay’ın söylediği berhüdar olun sözleri, hem sanatçının hayranlarına hem de Vodafone’un hizmetine vurgu yapıyor. Böylece Vodafone, Orhan Gencebay sevenlerine de gönderme yaparak, kapsama alanını sadece fiziksel olarak değil toplumsal gruplar açısından da geniş tuttuğunun altını çiziyor.

Reklamı izlemek için tıklayınız

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Powered by Gürsoy Tasarım
Copyright © 2008 Orhan Gencebay. All rights reserved.