Tutuldu Ellerim

Yazar: Erdem Gürsoy - 28 Aralık 2007 - Kategori: Benim Dertlerim

Tutuldu Ellerim Tutuldu Dillerim
Nedir Bu Ettigin Bana Gözlerim
Bu Askta Gözyasi Dökebilmeden
Durabilecek misin Söyle Ey Gözlerim

Geri Dön Bu Yoldan Ey Deli Gömlüm
Bu Yolun Sonunda Sefil Olmak Var
Yasarken Ölmektir Askin Böylesi
Ölmekten Daha Zor Sürünmek Var

Ne Güc Yeter Ne Dil Seni Anlatmaya
Ömrüm Yetmez Belki Bir Sen Daha Bulmaya

Yarinim Seninle Diyebilseydim
Seninle Yasayip Seninle Ölseydim
Görseydin Anlardin Sevmek Ne Demek
Kaderi Ta Bastan Cizebilseydin

Geri Dön Bu Yoldan Ey Deli Gömlüm
Bu Yolun Sonunda Sefil Olmak Var
Yasarken Ölmektir Askin Böylesi
Ölmekten Daha Zor Sürünmek Var

Söz ve Müzik: Orhan Gencebay

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Seveceksin

Yazar: Erdem Gürsoy - 28 Aralık 2007 - Kategori: Benim Dertlerim

Bir kapidan gireceksin
Neler neler göreceksin
Her çileye gögüs gerip
Hayat budur diyeceksin

Gün gelecek isyan edip
Niye dogdum diyeceksin
Gün gelecek isyanina
Kahkahayla güleceksin

Seveceksin seveceksin
Çok seveceksin

Aglamak var gülmek var
Sevilmek var sevmek var
Ne arasan var bu dünyada
Dertler varsa mutluluk var

Aldanmak var kanmak var
Aldatmak var yanmak var
Ne arasan var bu dünyada
Ne dert varsa çaresi var
Bazen dertten zevk alacak
Bazen asktan kaçacaksin
Bazen bosa geçen güne
Pisman olup yanacaksin

Gün gelecek bir günaha
Köle olup kanacaksin
Gün gelecek günahinda
Tek teselli bulacaksin

Mutlu oldum sanacaksin
Sanacaksin

Söz ve Müzik: Orhan Gencebay

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Zalimsin

Yazar: Erdem Gürsoy - 28 Aralık 2007 - Kategori: Benim Dertlerim

Zalimsin zalimsin
Sen çölde susuzluk sen askta mutsuzluk
Sen zamansiz ecel gibi zalimsin

Elbet sende bir gün asik olacaksin
Benim gibi seveni sanama bulacaksin
En büyük darbeyi vurdun su gönlüme
Sen bana ask degil ecel olacaksin

Sen ebedi hasret
Sen sifasiz bir dert
Sen yalniz geceler
Sen kaderim gibi zalim zalim
Zalimsin zalimsin

Sevdim seni sevdim seni
Sen benim alnima dert diye yazilan
Askimdan habersiz olan sevdigimsin

Ne yapsan hakkin var seven yalniz benim
Zaten keder gam ta ezelden kaderim
Her seven kavussa belki ask olmazdi
Sen mutlu ol yeter ben çile çekerim

Söz ve Müzik: Orhan Gencebay

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Zamansız Rüzgar

Yazar: Erdem Gürsoy - 28 Aralık 2007 - Kategori: Benim Dertlerim

Gidiyorsan dönmekte var kalmak da var ölmekte var
Bir busecik ver de git sonra pisman olmakta var
Korkuyorum ayriliktan sefil olup tükenmek var

Zamansiz bir rüzgar esti ayirdi bak ikimizi
Ikimiz de candan geçtik bilemedik derdimizi
Doya doya kana kana saramadik askimizi

Yalnizligin acisini aska hasret olan bilir
Ayriligin belasini asik olup seven bilir
Askimizin kaderini seni baba yazan bilir

Söz ve Müzik: Orhan Gencebay

Tarihte Bugün

Yazar: Erdem Gürsoy - 27 Aralık 2007 - Kategori: Haberler

24 Aralık 1978 şarkılarıyla ün kazanan Orhan Gencebay televizyonda ilk kez şarkı söyledi.

Yazılanlar Gibi Çapkın Birisi Değilim

Yazar: Erdem Gürsoy - 26 Aralık 2007 - Kategori: Haberler

ImageOrhan Gencebay, hakkındaki iddialara yanıt verdi.”Yazılıp çizilenler gibi biri kesinlikle değilim.”
Orhan Gencebay, zaman zaman kaçamak yaptığını iddia eden eski halkla ilişkiler danışmanı Sevan Çamlıca’ya yanıt verdi: “33 yıldan beri Sevim Hanım’la biz aynı yastıkta çok mutlu bir yaşam sürdürmekteyiz. Geçen hafta burada gülerek yaptığımız bir espri alıp başını nerelere gitti. Ama ben hoşgörülüyüm, takılmıyorum. Yazılıp çizilenler gibi biri kesinlikle değilim.”

Orhan Gencebay’ın Sadakat Pişmanlığı

Yazar: Erdem Gürsoy - 26 Aralık 2007 - Kategori: Haberler

Orhan Gencebay, “Popstar Alaturka” yarışmasının canlı yayınında, sadık bir erkek olmaktan duyduğu pişmanlığını dile getirdi.Sevim Emre’yi hiç aldatmadığını söyleyen Gencebay, “Hayatın nimetlerinden faydalanamadım” dedi.Pazar akşamı Star TV’de ekrana gelen “Popstar Alaturka” yarışmasında, sadakat üzerine ilginç bir konuşma geçti. Bülent Ersoy’un “Orhan Gencebay eskiden çapkın adamdı. Eşini de aldatmıştır” demesi üzerine Gencebay, “Sevdiklerim benim dediğimi yapsın, yaptığımı yapmasın. Hayatımda tek insan vardı ve bu yüzden hayatın nimetlerinden faydalanamadım” itirafında bulundu.

Bu sözler, hem stüdyo ve ekran başında bulunan izleyicileri hem de sadakat konusunu açan Bülent Ersoy’u şaşkına çevirdi. Gencebay, hemen sonrasında “Beni yanlış anladınız” diyerek kendini savunmaya çalıştı. Ersoy ise konuşmaya şu esprisiyle noktayı koydu: “Orhan Bey yarın sizi hastanede ziyarete geleceğim. Sevim Hanım’dan çekeceğiniz var!”

Eserlerimi Dinleyenler Öldürülüyor

Yazar: Erdem Gürsoy - 26 Aralık 2007 - Kategori: Haberler

 Türk Müziğinin Ünlü Sanatçısı Orhan Gencebay, Neden ‘ Şarkılarımı Dinleyen İnsanlar Öldürülüyor’ Dedi.

Ünlü sanatçı Orhan Gencebay, ABD’ye ateş püskürdü. ABD’nin bir çok insana zarar verdiğini söyleyen ünlü sanatçı ‘ merika’nın Irak’ta ne işi var? Irak’ta öldürülen insan sayısı 1 milyon 700 bine ulaşmış. Bir rivayete göre ise 5 milyon civarında.

ABD’nin Afganistan’da, Vietnam’da ne işi vardı? Hálá sömürgeci saldırganlığıyla davranıyor. Fransa ve İngiltere de öyle. O gariplerin suçu nedir? Bir de şu var: Irak, benim şarkılarımın dinlendiği bir ülkeydi. Amerikan askerleri, benim dinleyicilerimi, gönül dostlarımı öldürüyor’ dedi.

Savcı, Gencebay’ın Beraatını İstedi

Yazar: Erdem Gürsoy - 26 Aralık 2007 - Kategori: Haberler

 Eski bakanlardan Mehmet Ali Yılmaz ile sanatçı Orhan Gencebay’ın da aralarında bulunduğu 9 sanığın, İMKB’de manipülatif işlemler yaparak yapay piyasa oluşumuna neden oldukları iddiasıyla yargılandıkları davada beraatları istendi.

İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanıklardan katılan olmadı.

Duruşmada esas hakkındaki görüşünü açıklayan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Yılmaz Aslantaş, işlemlerin, manipülasyon açısından elverişli ve yeterli bulunmadığını belirterek, her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı delil elde edilemediğinden sanıkların beraatına karar verilmesini istedi.Duruşma, müdahil SPK avukatının diyeceklerini hazırlaması amacıyla ertelendi.

İddianamede, Mehmet Ali Yılmaz, Orhan Gencebay, Ahmet Eroğlu, Seyit İbrahim Ungan, Ali Rıza Aksoy, Hakan Avcı, Ömer Dede, Tuğrul Dadaloğlu ve Murat Aksoy’un, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 47. maddesi uyarınca 2 ile 5′er yıl arasında hapis cezalarına çarptırılmaları isteniyor.

Orhan Gencebay:’Bir evde iki şöhret olmaz’

Yazar: Erdem Gürsoy - 26 Aralık 2007 - Kategori: Haberler

sevim emre orhan gencebayBir tarafıyla sokağın bilgesi, bir tarafıyla çağdaş bir ozan, bir yandan hayatı kendi müziğine, işine adamış bir derviş ve eşini de ortak etmiş. 33 senelik beraberliklerinde topu topu 12 gün ayrı kalınabilmiş ‘marazi’ bir aşk. Orhan Gencebay, “Hatun, hayatımda istediğim, en beğendiğim kişidir,” diyor Sevim Emre için.

“Hayatın doğrusu yoktur, renkleri vardır. Aile, en çok yaşanan, istenen, oraya gelinen hayat şeklidir,” diyor ve aklının bir köşesinde duran Hadis-i Şerif’i ezbere okuyor: “İki kişi bir araya geldiği zaman, biri başkan olsun der. İki kişi ayrı karar verirse orada birlik olmaz.” “Sizin ilişkinizde başkan kimdir,” diye soruyorum. Sevim Emre gülümsüyor, “Kararları Orhan Bey verir,” diyor. Kaşlarını çatıyor Gencebay, bana dönüyor: “Biz birbirimize karar verdik!” Orhan Baba şaşırtmayı seviyor.Beni de şaşırttı. Önce kalbimi hoplatarak. Sohbetimiz için sözleştiğimiz saatten yaklaşık bir buçuk saat önce aradı: “Tuluhan Hanım bu röportajı şimdi yapamayacağım, acilen kalp tomografisi çektirmem gerek,” deyince, istemeden “Amaaa,” diyerek başladım konuşmaya… Bu saatten sonra kimi bulabilirim? Hem bayram sayısı, SABAH’taki arkadaşlar güvenmiş, iki sayfayı teslim etmiş… Utandım sonra. “Kusura bakmayın, sağlık önemli, erteleyelim,” dedim. İyi dileklerle telefonu kapayınca, karnıma ağrı girdi. Yakın bir zamanda yine böyle bir telefon almıştım, babam tomografi çektireceğini söylüyordu. Sonra anjiyolar, damarlarına takılan stentler vs. Her şey birbirine karıştı. Yapamadığım röportajın hüznü iyice yükselirken yine telefonum çaldı. “Şimdi iyiyim, sizi kırmayalım, tomografiyi yarın çektiririm,” diyordu Orhan Gencebay…

Onu yormayacağımıza söz verdim. Sevim Hanım’ın kendisi için seçtiği giysiler içinde, gülümseyerek girdi Etiler’deki ofisin kapısından. Sonra her şey akıp gitti… Hayat arkadaşının belinden sarılarak, neşeyle poz verdi Kutup Dalgakıran’a. Bir saat için başladığımız röportaj, ketum bir havadan, içten bir sohbete dönüştü. Ve öğleden sonraya kadar devam etti… Orhan Gencebay sohbetin sonunda da şaşırtmayı başardı bizi. “Berhudar olun, çocuklar,” dedi.

ORHAN GENCEBAY

* Seven kişi cömerttir. Cimrilik yapıyorsa, aşkından şüphe edilir.

* Tekne alıp, teknede yaşamayı isterdim. Ama Sevim’i tekne tutuyor, rahatsız olacağı, birlikte olamayacağımız için tekne alamıyorum.

* Popstar Alaturka‘da bile, çorabımdan kravatıma kadar kıyafetlerimle Sevim Hanım ilgileniyor.

* Hatunun fobisi var diye 26 sene uçakla seyahat etmedik. Avrupa gezisine bile arabayla gittik.

* Sevim hanım geyşa ruhludur. Akıllıdır. İkna edici ısrarlılığıyla her şeyi yaptırır. Hatun anlık küser, çabuk barışır.
SEVİM EMRE

* Orhan Bey biraz dağınıktır, ben onu toplarım.

* Tekne tutuyor beni. Yine de hapımı alır, onunla giderim. Ama akşam otelde kalırım.

* Tatil yapamıyoruz, işleri yoğun diye. Şimdi bayram tatili yapamıyoruz mesela, televizyon programı var çünkü.

* Orhan’la çok uğraştım sigarayı bırakması için. Çok erken kalkar, sigara yakardı. Kahvaltı yapmadan önce sigara yakmasını engellerdim.

* Yemek seçmez. Başkasının elinden yemez. Ama baklaya alıştıramadım.

* Damarına basarım, kızdırırım, küserim bazen. Yazıhaneye gelir, saza sarılır, güzel besteler çıkar.

* Tarihe merakı vardır. Bir taşa iki saat bakar mesela. ‘Ne var o taşta’ diye sıkılırım, çatlarım.

- Zamansız bir görüntünüz var, hiç eskimeyen. Beraberliğiniz de öyle gibi ….
- Orhan Gencebay:
Hiç çaba göstermiyorum, zamana bırakıyorum ama gerçeğe bakıldığında sürekli değişiyoruz tabii, fikirlerin değiştiği gibi bedenler de değişiyor.

- Yıllarca evlenmeden de mutlu olunabileceğini Türk toplumuna gösterdiniz.
- O.G
: İster imza atsınlar ister atmasınlar, mutlu olmak kişilerin davranışlarıyla, ruh halleriyle ilgilidir… Avrupa’da büyümüş bir manken kızımız, galiba Tülin Şahin’di, “Türk hanımlarının birçoğu evlendikten sonra, istediğini elde ettikten sonra tavrı değişiyor, o zaman da erkeklerin kafası karışıyor,” demişti. Kişiler bir ömür boyu yaşama isteğiyle beraber olurlarsa, beraber yaşama isteğiyle birlikte oldukları için kandırmaca olmaz. Erkek bir hanımla izdivaç yapmaya karar verdiği zaman, birtakım alışkanlıklarını kenara bırakır. Ciddi bir şekilde karar verir. Karar verdiğim zaman Sevim Hanım’ı seçmiş oluyorum.

- Birbirinizle olmak için nelerden vazgeçtiniz?
- O.G:
Türkiye güzeliydi, Avrupa güzellerindendi. Sesi çok güzeldi, müzik eğitimi almıştı. Çok iyi bir assolist olarak devam edebilirdi. Beraberliğimiz başlarken birbirimizi sevdiğimiz için ona şunu söyledim: “Eğer beraber olacaksak, benim isteğim şudur: Bir evde iki şöhret olmaz. Bir şöhret yeter. İki tane olursa birliğimiz, dirliğimiz bozulabilir, yazılar, dedikodular çıkar, birbirimize zarar veririz, üzülürüz,” dedim. “Yapabilirsen şunu istiyorum,” dedim, “Evde oturabilirsin, başka bir iş de kurabiliriz ama sahne hayatını, şöhret hayatını bırak. Ama içinde ukde varsa, kesin olarak diyorsan ki, ‘Hayır ben devam etmek istiyorum,’ o zaman senin en yakın dostun olurum. Destek olurum ama iki sevgili olamayız.”
- S.E: Ben de bıraktım. Orhan’ı feda edemezdim. Çok âşıktım. Uzun zaman içinde sinemadan, televizyonlardan teklif aldım, yapmadım. Kıskanırdı.
- O.G: İlkel kıskançlıklarım yoktur hiç. Olmadı da. Ama hayatta her şey olabilir. Bestelerimde bunu anlatmaya çalışıyorum. Yanlış laf trafikleri olabilirdi hayatımızda. Hayat yolunda yanlış da olur…

- “Hatasız kul olmaz, hatamla sev beni,” diyorsunuz, gönül rahatlığıyla soralım, hatası nedir Orhan Bey’in?
- S.E: Aramızdaki ilişkide hiç hatası olmamıştır. Küçük şeyler olabiliyor. Mesela bayramda bir yerlere gitmek isterdim. Çalıştığı için gidemiyoruz. Bana dese ki “Git,” yalnız gidemem. Onu yalnız bırakamam. Nefes alamam. Yemeğini merak ederim. Evde ikimiz de diyet yapıyoruz. Yemeğini benim elimden yer.
- O.G: Şarkılarımda sevginin cömertliğini anlatıyorum. Gerçek seven cömerttir. Cimrilik yapıyorsa aşkından şüphe edilir.

- Eşiniz, bir yandan Türk müziğinin ikonu, kahramanı, bir yandan da sıradan günlük hayatı birlikte yaşadığınız erkek. Bunu siz içinizde nasıl yaşıyorsunuz?
- S.E:
Çok küçük yaşta, çocuk yaşlarımda bunu anlayıp bu olgunluğa eriştim. Orhan Bey’e “Ben kulunum, sen efendimsin,” dedim. Orhan benim ruh ikizim. Hayatı onunla tanıdım. Hayata bakışım onunla değişti. Evde çok derin düşünür. Duygularını bozmamak için, sazını eline aldığında yalnız bırakırım. Gece yataktan kalkıp nota yazdığını bilirim. Her yerde televizyon vardır. Herkes istediği programı seyreder. Bazı dizileri beraber izleriz, Orhan Bey çok kitap okur. Şimdi Türk tarihiyle ilgili okuyor. Bazen düşünceli olur, dalar, gider. Çok az uyur. Erken kalkar, geç yatar. Kahvaltı etmeden sigara içmesini engellemek için erken kalkardım… Mutlaka beraber kahvaltı ederiz. Yemek yapmayı hiç bilmez, belki de yaptırmadığımız için. Yaşamımızla, geleceğimizle ilgili çok mesuliyet taşıyor. Kadın erkekle kendini aynı yere koymamalı diye düşünüyorum. Erkeğin yorgunluğu kadınınkinden farklıdır.
- O.G: Evin insanı olarak ihtimamla bakılıyorum. Popstar Alaturka‘da bile, çorabımdan kravatıma kadar kıyafetlerimle Sevim Hanım ilgileniyor. Benim durumumda olan biriyle beraber olacak insanın bunu anlaması gerekir. Yoksa bencildir. O kişi gerçekten ‘anlıyorsa’ o adamla olur. Benim durumumdaki biriyle olmak isteyen kişi, o adamın durumuna adapte olmak zorundadır. Mesela beni seven insanlara ilgi göstermemem düşünülemez. Benimle olan biri de bunu bilecektir. Fedakârlık olarak düşünmemelidir, anlayışla karşılamalıdır. “Bu adamı değiştiririm,” diye düşünüyorsa bencildir, ilişki yürümez. Yine kıskanabilir ama anlayışlı olur.
- S.E: Güzelliğe doyulur. Ama iyi huy, akıl ve meziyetler çeker erkekleri. Akıllı olan kadınlar daima kazanır.

- Birbirinize eşit derecede anlayışlı mısınız?
- O.G:
Kesinlikle. Ne istediyse ona hiç hayır demedim. Benden son istediği şey, Mercedes jip, 2008 model. “Olmaz,” dersem, makul karşılar, “Peki,” der.
- S.E: Hiçbir zaman çok fazla bir şey istemedim. Tok gözlüyümdür.

Kapkaç Operasyonunu Orhan Baba da İzledi

Yazar: Erdem Gürsoy - 26 Aralık 2007 - Kategori: Haberler

Kapkaç Operasyonunu Orhan Baba da İzlediÜsküdar’da kiralık otomobille kapkaç yapan ikisi kadın 4 kişiden üçü, filmleri aratmayan kovalamaca sonunda polis tarafından yakalandı.

Bayram gezintisine çıkan sanatçı Orhan Gencebay da tanık olduğu operasyonu Mercedes otomobilinin camından izledi. Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğü Önleyici Hizmetler Büro Amirliği’ne bağlı polisler, dün saat 17.00 sıralarında, ilçede çok sayıda kapkaç ve cepçilik olayına karıştığı belirlenen bir otomobili Dr. Erol Aksoy Caddesi üzerinde takip etmeye başladı. Sahte plaka kullanan 2’si kadın 4 kapkaççı polisleri fark edince kaçmaya çalıştı. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin arka tarafında otomobili sıkıştıran polisler Hamdi Kazakçı, Gönül Özer, Zümrüt Şahin’i yakaladı. İsmi öğrenilemeyen diğer kapkaççı ise izini kaybettirdi. Kapkaççıların otomobilinde yapılan aramada 17 cep telefonu ile bir kamera ele geçirildi. Kovalamaca sırasında olay yerinden geçen Orhan Gencebay da otomobilinin arka koltuğundan operasyonu izledi.

Orhan Baba Oyun Hastası Çıktı

Yazar: Erdem Gürsoy - 26 Aralık 2007 - Kategori: Haberler

Orhan gencebay Oyun Hastası çıktıTürk müziğinin dev ismi Orhan Gencebay, playstation hastası çıktı. Boş zamanlarını playstation oynayarak geçiren Orhan Baba, özel yapım minibüsüne de bir playstation taktırdı. Geçen günlerde Etiler’deki D&R mağazasına gelen usta sanatçı, yardımcısına yeni çıkan tüm oyunları aldırmayı ihmal etmedi.

Alaturka Heyecanı Başlıyor

Yazar: Erdem Gürsoy - 26 Aralık 2007 - Kategori: Haberler

Alaturka Heyecanı BaşlıyorPopstar Alaturka Birbirinden Renkli, Yetenekli Yepyeni Yarışmacıları ile Bu Akşam Star Tv’de Ekrana Gelecek.

Geçen sezonun reyting rekortmeni programı ‘Popstar Alaturka’ bu akşam Star TV yeni öblümüyle ekrana gelecek. Orhan Gencebay, Bülent Ersoy, Armağan Çağlayan ve Ebru Gündeş’ten oluşan dev jüri kadrosu, Osmantan Erkır’ın sunumu ve sürpriz yenilikleriyle ‘Popstar Alaturka’ bu sezon da pazar geccelerine damgasını vuracak. Selçuk Tekay ve orkestrasının muhteşem müzik şovu ile başlayacak olan gecce, birbirinden yetenekli 15 yeni yarışmacının seslendireceği eserlerle devam edecek.

Bülent Ersoy’dan ‘Beddua’, ‘Söyleyemem Derdimi’, ‘Yeşil Ördek’ adlı şarkıları seslendirileceği geccede, dünyaya darbukayı tanıtan Mısırlı Ahmet de sahneye çıkacak. PRogram saat 20.00′de ekrana gelecek.

Orhan Baba’nın Sevgi Sehpası

Yazar: Erdem Gürsoy - 26 Aralık 2007 - Kategori: Haberler

Sevgi Sehpası

Ünlü mimar, Orhan Gencebay’ın içtenliğini ve hassaslığını camdan bir sehpa tasarlayarak gözler önüne sermiş. ‘Sevgi Sehpası’ adını verdiği bu şık tasarımı sazlardan yapılmış bir çiçek formuyla süslemiş.
Sanatçının yaşam enerjisini en iyi anlatan müzik ve insan sevgisi olduğunu düşündüğüm için, Orhan Gencebay Sevgi Sehpası’nda sazlardan yapılmış bir çiçek formu ile bu enerjiyi yansıtmak istedik.

Eminönü’deki İlk İftarın Konuğu Orhan Gencebay

Yazar: Erdem Gürsoy - 26 Aralık 2007 - Kategori: Haberler

 Yarın başlayacak Ramazan ayı için İstanbul’un tüm belediyeleri iftar çadırları kurarken, Eminönü Belediyesi tarafından kurulan iftar çadırının ilk konukları İstanbul Valisi Muammer Güler ve sanatçı Orhan Gencebay olacak.

Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er, yaptığı yazılı açıklamada, Eminönü Meydanı’nda kurulan iftar çadırında her gün 3 bin 500 kişiye iftar yemeği dağıtılacağı söyledi. İftar çadırının ilk gün, vatandaşlarla birlikte İstanbul Valisi Muammer Güler ile sanatçı Orhan Gencebay’ı da ağırlayacağını ifade eden Er, “Evlerine yetişemeyen, imkanı olmayan vatandaşlarımız için verdiğimiz iftar yemeklerinde aynı zamanda beraberlik duygusunu ve paylaşımı da yaşatmak hizmetimizin nedenidir. Ramazan ayı hoşgörü, insanlık ve dayanışma ayıdır” dedi.

Eminönü Meydanı’nda kurulan iftar çadırındaki ilk iftara İstanbul Valisi Muammer Güler, Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er, İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı, İl Milli Eğitim Müdürü Ata Özer ve sanatçı Orhan Gencebay katıldı.

Ramazan ayı boyunca özel davetlere katılmayacağını söyleyen Vali Güler, “İftar çadırlarında ve fakir fukaranın evlerinde oruç açarak İstanbullularla içi içe olacağız” dedi.

‘Orhan Baba’lı 30 Ağustos Mesajı

Yazar: Erdem Gürsoy - 26 Aralık 2007 - Kategori: Haberler

'Orhan Baba'lı MesajGenelkurmay Başkanlığı Zafer Haftası için aralarında Orhan Gencebay, Hülya Koçyiğit ve Ebru Gündeş gibi ünlü sanatçıların mesajlarının yer aldığı 6 kısa film hazırladı.

Dört numaralı kısa filmde rol alan Orhan Gencebay, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde 30 Ağustos 1922’de eşsiz bir zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Savaşı ile vatan topraklarımız kurtarılmış, Türk milleti hürriyet ve bağımsızlığını kazanmıştır. Zafer Bayramı hepimize kutlu olsun” diyor.

CUMHURİYETİ KORUYUN

Bir numaralı filmde, Türk Halk Müziği sanatçısı Sümer Ezgü “85. yılında Zafer Bayramı’nı kutluyorum. Herkesi Türkiye Cumhuriyeti’ni korunması ve yaşaması için çaba sarf etmeye çağırıyorum” mesajını veriyor. Sinema sanatçısı Hülya Koçyiğit de klipte rol alıyor.

Arzum Onan DA VAR

İkinci kısa filmde de oyuncu Arzum Onan şunları söylüyor: “Yüce Türk Milletinin her ferdinin canı pahasına savaşarak elde ettiği Büyük Zafer’in 85. yılını kutluyoruz.” Türk Sanat Müziği sanatçısı Ebru Gündeş de kısa filmlerin üçüncüsünde 30 Ağustos Zafer Bayramı’na ilişkin mesaj veriyor. “Avrupa Yakası”nın senaryo yazarı ve başrol oyuncusu Gülse Birsel de aynı kısa filmde, Zafer Haftası mesajlarını iletiyor.

Tiyatro ustası Haldun Dormen ile sunucu Vatan Şaşmaz beşinci, çeşitli meslek ve yaş gruplarından vatandaşlar da altıncı kısa filmde, tüm Türk Ulusuna 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajlarını sunuyor.

Gencebay, Şenses’i Ziyaret Etti!

Yazar: Erdem Gürsoy - 26 Aralık 2007 - Kategori: Haberler

 Eşi yoğun bakımda olan Adnan Şenses’i sanatçı dostları ve ailesi yalnız bırakmıyor. Orhan Gencebay öğle saatlerinde Özel Bodrum Hastanesi’ne giderek Lale Şenses’i ziyaret etti. Adnan Şenses’e geçmiş olsun dileklerini ileten Gencebay, Özel Bodrum Hastanesi Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Sedat Harman, Kardiyalog Uzman Dr. Nejat Sönmez’den Lale Şenses’in sağlık durumu hakkında bilgiler aldı. Gencebay, hastaneden ayrılırken yaptığı açıklamada, üzüntülü olduğunu, fakat Leyla Şenses’in sağlık durumunun iyi olmasının kendisini sevindirdiğini söyledi. Kalp krizi nedeni ile Özel Bodrum Hastanesi Acil Servisi’ne getirilen ve yoğun bakıma alınan Adnan Şenses’in eşi Lale Şenses’in genel sağlık durumu iyi olduğu öğrenildi. Halen Özel Bodrum Hastanesi yoğun bakımında gözlem altında tutulan Lale Şenses’in birkaç gün içerisinde yoğun bakımdan çıkarılacağı ifade ediliyor.

Ben Bir Anarşistim

Yazar: Erdem Gürsoy - 26 Aralık 2007 - Kategori: Haberler

30 yıl öncesini günümüze taşıyan bir albüm çıkaran Orhan Gencebay, Tempo dergisine verdiği röportajda ilginç açıklamalarda bulundu. Gencebay, “Ben bir anarşistim” dedi.

 Bu hafta yeni bir albümünüz çıktı. Albümün dışı yeni ama içi nostaljik: Orhan Gencebay’ın film müzikleri…
- Biz baştan beri, kendi oynadığımız filmlerin müziklerini kendimiz yaptık. Bunların hepsi 70’li yıllarda yapılmış özgün müzikler. İçlerinde “Batsın Bu Dünya”, “Hatasız Kul Olmaz” gibi büyük satış yapan bestelerin ilk halleri var.

1971’den bu yana 32 sinema filminde oynamışsınız. 1990 yılında bıçak gibi kesilmiş sinema maceranız. Neden?
- Sinema zor günlere girmişti. Ama iyi anılarla ayrıldım. Pek çok filmim gişe rekorları kırdı. 1979’da, TRT’de ilk kez bir filmim oynamıştı. Malum, o yıllarda yasaklıyız. TRT’ye beş-altı senede bir çıkarıyorlar.Yılbaşı gecelerinde…
- Evet, bazen de bayram günlerinde. Hülya Koçyiğit’le yaptığımız “Bir Araya Gelemeyiz” adlı film, TRT’de oynayan ilk filmimdir. O gece, Türkiye’de sokaklar bomboştu. Dünya çapında plak satışlarımız var. Çok ender olayları yaşamış ve yaşatmış bir kişiyiz.
Sahneye neden çıkmadığınız sorusu pek çok kez soruldu. Hatta bir ara “Gencebay’ın sesi sahneye yetmiyor” diye bir şehir efsanesi vardı.
- Ben sazımı çalıp bestemi yapmayı, müziğin felsefesini düşünmeyi, yorumculuktan daha önde tutarım. Müzikle hiç ilgisi olmayan birileri altı ay çalışıp assolist olacak, bizim sesimiz yetmeyecek. Bu, kulağa komik gelmiyor mu?

“Popstar Alaturka”ya gelirsek… Yeni sezonda jüri üyeliğine devam edecek misiniz?
- Dostlar devam etmem kanaatinde… Bu kadar istek varsa, devam diye düşünebiliriz.

Önceleri Orhan Baba’yı yakıştıramadılar o programa…
- O eleştiriler, beni korumak isteyenlerden gelmişti. Ben de iğreti duruyordum başlarda. “Benim burada ne işim var” diye düşünüyordum. Fakat sonra bambaşka bir yere vardık. Annem bile seyrediyor.

Anneniz?
- Annem Samsun’da… 91 yaşında ama kulakları duymuyor. Onun ablası, teyzem de Samsun’da. O, 94 yaşında. Onun da gözleri görmüyor. Birlikte seyrediyorlar.

Birbirlerini tamamlıyorlar…
- Biri gördüğünü ona anlatıyor, diğeri duyduğunu… Kafkasya’dan geldikleri için uzun ömürlü oluyorlar.

Allah uzun ömür versin…
- Aslında çocuklarımıza versin, onların daha çok görecekleri var. Küçük oğlum koluna bir dövme yaptırmış. Sonra göbeğine yaptırdı. Bununla bitecek zannettik. şimdi takmış, “Batsın Bu Dünya” yazdıracakmış koluna. “Batsın bu dünya kavramını anlayan kişi aşmıştır” diyor. Kendisi rock’çı… Arkadaşları da öyle. Dünyaya çok geniş bakıyorlar, felsefeleri çok farklı bu hergelelerin. Geçen gün “Oğlum, anarşi olmadan gelişme olmaz” dedim ona.

Siz anarşist misiniz?
- Ben de anarşistim ama terörist değilim. Karıştırmasın bu iki kavramı kimse. “Batsın bu dünya” bir anarşist cümlesidir. Hem trendir hem duraktır. Biz dünya için, barış için, “Bunu batırıp yerine yenisini koyalım” dedik.

Yani yıkıp yeniden yapmaktan söz ediyorsunuz?
- Evet, ama daha iyi, daha mutlu olmak için.

Öfkelenirsem ölmek vız gelir

- Hiç öfkelenmez misiniz siz?
Kendisiyle barışık insanlar kolay öfkelenmez. Öfke doğal bir davranış; ama ben bunu yenmeyi bilirim. Hayatımda birkaç defa öfkelendim. Çok büyük olaylar yaşayabilirdim.

- Yani kavga olabilirdi.
Ben öfkelenmem. Öfkelendiğim zaman da…

- Öldürürüm diyorsunuz.
Ölmek de vız gelir. Oraya vardıysa iş, yapacak şey yok. Orası en son noktadır.

Keşke Borsaya Girmeseydim

Yazar: Erdem Gürsoy - 26 Aralık 2007 - Kategori: Haberler

Keşke Borsaya Girmeseydim”Borsada hisse senetleri üzerinde gerçekleştirdikleri manipülatif işlemlerle yapay fiyat ve yapay piyasa oluşumuna neden oldukları” iddiasıyla, aralarında eski bakanlardan Mehmet Ali Yılmaz ile sanatçı Orhan Gencebay’ın da bulunduğu 9 kişinin yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanatçı Orhan Gencebay katıldı. Diğer sanıklar ise duruşmaya gelmedi. Duruşmada ifade veren Gencebay, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini, böyle bir olay sebebiyle suçlanmasının ağırına gittiğini belirterek, ”Ben ülkeme yardım için eğitim kampanyalarına katılmış, okullar yaptırmış bir insanım. Manipülasyon sözcüğünü, hakkımda bu dava açıldıktan sonra öğrendim. Sözlüğe bakınca üzüldüm. Çünkü benim karakterime uygun bir terim değil” dedi.

Yapısı ve geçmişiyle halkın önünde bir insan olduğunu, ”bir başkasının üzüntü ve mutsuzluğundan zengin olmaktansa ölmeyi yeğlediğini” ifade ederek, 7 yıl önce, elindeki 3-5 kuruş birikmiş parasını değerlendirmek maksadıyla borsada hisse almaya başladığını ve zararlar ettiğini, bu dava dolayısıyla borsadaki serbestliğinin kısıtlandığını ve herhangi bir işlem yapamadığını anlattı.
Gencebay, davada yargılananlardan Mehmet Ali Yılmaz’ın çocukluk arkadaşı olduğunu, Murat Aksoy’u da borsaya girdikten sonra borsa aracı firması olduğu için tanıdığını, diğer sanıkları ise tanımadığını söyledi. Orhan Gencebay, 9 sayfalık yazılı savunmasını da mahkemeye sundu.

Gencebay’ın avukatı Hasan Kaksir de müvekkilinin bu dava sebebiyle son derece rahatsız olduğunu, bilirkişi raporunda suç unsuru bulunmadığını ve yargılama uzamadan müvekkilinin beraatine karar verilmesini ya da duruşmalardan muaf tutulmasını talep etti.

Hakim, Gencebay’ın duruşmalardan muaf tutulmasına karar vererek, dosyadaki eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

”KEŞKE BORSAYA HİÇ GİRMESEYDİM”

Adliye çıkışında basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Orhan Gencebay, bir soru üzerine ”yargının en iyi kararı vereceğini ve her zamanki gibi yargıya güvendiğini” dile getirerek, şöyle konuştu:

”İlk defa böyle bir olayla karşılaştım. Daha evvel söylediğim gibi manipülasyonun anlamını bilmeyen biriydim. Sözlük anlamını suçlandıktan sonra öğrendiğimde karakterimle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir anlamı olduğunu gördüm. Son derece rahatsız olmuştum. O günden bugüne, bunun yanlış olduğunu ifadelerimizle beyan ettik. Hukukumuz, hakimlerimiz ve yargımız bunu en iyi şekilde değerlendirecektir” Gencebay, bir başka soru üzerine de ”Keşke hiç borsaya girmeseydim” dedi.

”Siyasete giren sanatçılar gibi kendisine de milletvekilliği adaylığının teklif edilip edilmediği ya da bunu kendisinin düşünüp düşünmediği” yönündeki soruya karşılık Gencebay, ”Ülkemize hizmet büyük bir şereftir. En büyük şereftir. Ben de bu şerefe nail olmak isterdim. Fakat ben bu görevi ülkemize, halkımıza yine sanat alanında yapmayı yeğliyorum, dedim. Bir de en iyi yapana büyük saygı duyuyorum. Hizmet yapmak üzere yol açalım” diye konuştu. Gencebay, adliye önünde toplanarak ”Sizi Meclis’te görmek istiyoruz” şeklinde seslenen vatandaşlara da teşekkür etti.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Ekonomik Suçlar Savcılığınca düzenlenen iddianamede, İMKB’de işlem gören Tek-Art Turizm Zigana A.Ş hisse senetleri üzerinde 21 Aralık 2005 ile 31 Ocak 2006 tarihleri arasında ”manipülatif işlemlerle yapay fiyat ve yapay piyasa oluşumuna neden olunduğu” öne sürülüyor.

İddianamede, soruşturma aşamasında hazırlanan bilirkişi raporuna göre, alım ve satım işlemlerinin gerçekleştirildiği tarihlerde, tek tek şüphelilerin işlemlerinin küçük oranlarda oluşu nedeniyle yapay piyasa oluşmasına yetmeyeceği ifade ediliyor.

SPK raporları ile bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve delillerin takdirinin mahkemeye bırakıldığı anlatılan iddianamede, Mehmet Ali Yılmaz, Orhan Gencebay, Ahmet Eroğlu, Seyit İbrahim Ungan, Ali Rıza Aksoy, Hakan Avcı, Ömer Dede, Tuğrul Dadaloğlu ve Murat Aksoy’un, 2499 sayılı SPK Kanunu’nun 47. maddesi uyarınca 2 ile 5′er yıl arasında hapis cezalarına çarptırılmaları isteniyor.

15 Yıl Aradan Sonra Orhan Baba

Yazar: Erdem Gürsoy - 26 Aralık 2007 - Kategori: Haberler

15 Yıl Aradan Sonra Orhan BabaSerbest müziğin efendisi Orhan Gencebay, Kemal Tanca’nın 37′nci Aymod Fuarı’ndaki standını ziyaret etti. 15 yıldır dizi çekmediğini önümüzdeki sezon ise, mutlaka beyaz ekranlara döneceğinin müjdesini veren Gencebay, kafasını kaşıyamayacak kadar çok projeyle ilgilendiğini söyledi. Kolay tatmin olmadığı için dizi projesini bu yıla ertelediğini söyleyen ünlü müzik adamı, “Henüz anlatımı iyi olan senaryolar yok. 70-80 tane proje geldi önüme ancak hiç birine evet demedim. Dede Korkut projesini yapmak istiyordum ama şimdi oynuyor zaten. İyi ki de yapmamışım benim istediğim Dede Korkut animasyonlarıyla yapılmalıydı. Bana öyle yapacaklarını söylemişlerdi ama yapmadılar. Bir Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli bunlar bizim pirlerimiz bu projeleri yapmamız lazım. Gerçek anlamda Fatih Sultan Mehmet Han projesini mutlaka yapmalıyız bunu devletimizin yapması lazım. Başbakan ve bakanlarımızı da bilmesi lazım” diye konuştu. Gencebay bir yandan kendi felsefesini anlatan kitabına başladığını, ayrıca önümüzdeki yıl Gencebay Müzik Akademesi’nin temelini atacağını da sözlerine ekledi.


Powered by Gürsoy Tasarım
Copyright © 2008 Orhan Gencebay. All rights reserved.